Posts by Ebru

Yol Fotoğrafları Kalp Ben

01.08.2013

Daha önce söyledim mi bilmiyorum ama ben tam bir yol fotoğrafı hastasıyım. Böyle bir başına, yanında ağaçların, çalıların, börtü böceklerin bulunduğu gidilmek için beklenen upuzun yolların.

Bana ilginç bir şekilde huzur veriyor bu fotoğraflar. Her görüşümde sırt çantamı alıp kendimi yollara vurasım gelse de sonra ‘daha gitmen gereken bir okul var sıpa’ diyorum ve sakinleşiyorum.

Devamını oku

Seyahat Harçlığı Kavanozu

Bugün eski blogumdaki yazıları okumaya ve bir kısmını tekrar buraya da eklemeye karar verdim. Sanırım ilk olarak beni en çok etkileyen buydu, devamında yazdıklarım beni biraz duygulandırdı…

22.02.2014

“Bugün tatilimin sondan bir önceki günü ve ben gerilimi son noktalarında yaşıyorum. Okul kalp ben değil maalesef. O değil uzun zamandır bu kadar yoğun bir tatil geçirdiğimi de hatırlamıyorum. İlk defa bugün evde kalıp dinlenebildim desem yanlış olmaz sanırım. Hazır evdeyken odamı toparlayayım bari dedim ve birden çekilişten kalan kavanoz ile göz göze geldik. O an kavanozun asıl alınış amacını hatırladım… seyahat harçlığı kavanozu. Böyle bir tabir yok tamamen ben uydurdum ve şu an felaket saçma geliyor, ama o an çok mantıklı gelmişti. Gerçekten. Bir şeye başlık bulmak ne kadar da zor tanrım.

Devamını oku

Bir Yılın Ardından: 2015

Yaşıyor muydum? Bloga göre olmasa da, sanırım evet… yo yo hayır, kesinlikle bu tam anlamıyla yaşamaktı benim için. Hatta belki daha da fazla…

En son 5 ay önce, ülkeden ayrıldığımda, staj yazımı yazmış, yazının sonlarına da bir sonraki yazıda tüm ayrıntılar olacaktır gibi bir şeyler iliştirmiştim. Tabi o zamanlar, arayı bu kadar uzatacağımın ben de farkında değilmişim. Hep birlikte öğrenmiş olduk. Neyse ki, Tallinn’de geçen bu koskoca 5 ay sonrasında nihayet Türkiye’ye geri döndüm. Yazacak o kadar şey var ki, nereden başlasam, ne zaman biter bunlar düşünmekten hafiften stres olmadım desem yalan olur…

Devamını oku

Stajyered: Vol.2

Geçen yazki ilk stajımdan sonra bu sene de ikinci ve aynı zamanda son olan üniversite stajımı nihayet geride bıraktım.

Kendimi bildim bileli, ya da şöyle diyelim, kariyer olarak ilerlemek istediğim alan hakkında ilk düşüncelere sahip olduğum ilk andan beri kurumsal hayata karşı hep mesafeli yaklaşan biri oldum, kendimi internet girişimlerine hep daha yakın hissettim sanırım. Ki ilk stajımı da bu yönde bir internet girişiminde yapmıştım geçen yaz. Bu sene bu ön yargıları kırabilmek adına bir şansım oldu… BNP Paribas.

Hayatımdaki en sıcak insan kaynakları görüşmesini burada yaşadım sanırım ki ilk izlenim açısından oldukça önemlidir benim için. Kurumsal hayat ile aramda olan buzlar erimeye başlamıştı bile daha başlamadan. Ayrıca farklı bir alan deneyerek yazılım geliştiriciliğine olan tutkumu da sınayabilecektim. Görüşmem olumlu geçti ve 1 Temmuz’da ilk staj günüm olarak şirketteydim. IT departmanında, altyapı bölümündeyim…

Devamını oku

Bayramda Köy

Bir Ramazan Bayramı daha geldi, geçti ve bizler de köyümüzdeydik bir kez daha.

Geçen yaz, düğünlerden arta kalan zamanda Balkan köylerine ufak bir gezi düzenlemiş, Kırklareli merkezini bir turist gözüyle gezmiş, 1 hafta gibi uzun bir süre kalmıştık. Şimdikinde ise bayramın bir gün öncesinden gidip, sadece bayram süresince kalabildik çünkü benim stajım için geri dönmem gerekiyordu. Yine bayramların vazgeçilmezi bir adet düğünümüz mevcut olunca, geriye köyden uzaklaşacak çok fazla bir fırsatımız da olmadı bu sefer.

Devamını oku

Amsterdam! Geri Dönüş.

Çok zaman geçiremediğimiz ama bir gün mutlaka, tekrar! ile Amsterdam ve 11 günlük Interrail seyahatimizde geri dönüş yolundayız.

Bir süredir şehir geçişlerini otobüs ile yapıyorduk ve nihayet tekrar bir tren yolculuğu var önümüzde. Berlin’den gece treni ile ayrılıyoruz ve uyuyarak geçen uzun bir yolculuktan sonra sabahın erken saatlerinde Amsterdam’dayız.

Amsterdam’daki hostellerin çoğu dolu olduğu için tek boş bulabildiğimiz yer olan WOW Hostel‘de kaldık. Burası merkezden biraz uzak bir yer, dolayısıyla ilk tercihimiz olacak bir yer değildi. Kaldığımız, kahvaltısı içindeki ikinci hosteldi ama bir Berlin’deki gibi de değildi. Sanırım kendisine karşı nötr hissediyorum, bir tek uyumaya gittik zaten.

Ertesi gün buradan erken bir saatte ayrılmamız gerektiği için, günün son treni öğlen 1 buçuktaydı çünkü, çantalarımızı bırakır bırakmaz kendimizi Amsterdam sokaklarında buluyoruz.

Devamını oku

Berlin! 40 Euro.

Her şehri kendi yaşadıklarıma göre bir kelime ya da kelime grubu ile anlatmaya çalışıyorum ve Berlin… kesinlikle 40 euro. Burası harika ama, gerçekten.

Prag’daki gece 03:30 maceramızdan sonra, Berlin’e olan geçişimizi daha erken bir saatte varacak şekilde yapıyoruz ve akşam 8 gibi Berlin’deyiz. Bu arada Student Agency fazla iyi ve oldukça uygun fiyatları olan bir şirket, otobüs yolculukları için Avrupa’da mükemmel bir tercih. Otobüslerde Friends ve Big Bang Theory var izleyebilmek için desem, daha fazla sebep saymama da gerek kalmaz muhtemelen? Ben de öyle düşünmüştüm, harikayız.

Devamını oku

Prag! Gece 3 Buçuk.

Eski kaldırım taşlı yolları, kaleleri ile Ortaçağ şehirlerini andıran, kendinizi gerçekten de masallarda hissedebileceğiniz bir şehir Prag.

Tren kullanım haklarımızı sonlara saklamak istediğimiz için Viyana’dan buraya otobüs ile geçmeye karar verdik ve Viyana’daki zamanı verimli kullanabilmek adına günün son otobüsü olan gece 10 otobüsünü tercih ettik. Amacımız geceyi yolda geçirmek ve vardığımızda da terminalde günün biraz aydınlanmasını bekleyerek Prag’ı gezmeye başlamaktı. evet…

Devamını oku

Viyana! Buralar Hep Sanat.

Ayak bastığınız her sokak, baktığınız her bina, soluduğunuz hava dahi sanat kokan bir şehir Viyana. Eğer sanat ve tarihe ilgili biriyseniz… burası sizin eviniz.

Ki benim çok ilgili olduğum söylenemez, ama buraya daha sonra gelelim. Kopenhag’tan tren ile ayrıldıktan sonra tekrar bir aktarma yapacak ve bizi oldukça uzun bir tren yolculuğu daha bekleyecekti. Geceyi trende geçirecek ve sabahın erken saatlerinde Viyana’ya varacaktık, en azından bizim planlarımız bu yöndeydi.

Devamını oku