Kopenhag! Bisikletli Yarim.

Günün her saatinde yoğun bisiklet kullanımına sahip, küçük deniz kızıyla sessiz, sakin… huzur dolu, harika bir şehir Kopenhag.

Yarıyıl tatilinde yaptığımız, 5 şehri kapsayan Interrail seyahatimizin ilk durağı Danimarka’nın başkenti Kopenhag’tı. Buraya olan ulaşımımızı zaman kaybetmemek adına tren ile değil, uçak ile yaptık. Günlük güneşlik İstanbul havasını bırakıp, 2 saat 55 dakika süren yolculuğumuzun ardından yerleri karla kaplı, oldukça soğuk bir Kopenhag karşımızdaydı. Hava soğuk olmasına soğuktu da, Kopenhag sımsıcak bir yaşantıya sahip, sakin mi sakin, güler yüzlü çalışanlarıyla huzurun, mutluluğun tanımı gibi bir şehir olarak kaldı aklımda iki buçuk günün sonrasında.

Interrail’de yapılması önerilen ilk şey, bir şehire gider gitmez bir sonraki gidilecek yerin trenini ayarlamak olunca biz de soluğu merkez istasyonunda aldık. Amacımız Amsterdam’a gece treni ile geçmekti fakat trenler arası bekleme sürelerini dikkate almamışız ki gece 3-4 saatlik bekleme varmış ve bu saatlerde istasyonlar da kapalı, yani sokakta kalmak oluyor eşittiri. O yüzden rotamızı değiştirip Viyana’yı ikinci sıraya almak zorunda kaldık. Ha bu seçiminiz sorunsuz geçti mi derseniz, ahah. hayır. Oraya sonraki yazıda geleceğim.

Kopenhag’da hostelde, Sleep In Heaven‘da kaldık ve bu hepimizin ilk hostel deneyimiydi. Merkezden biraz uzak fakat çok tatlı ve temiz bir yerdi, hepimizden gönül rahatlığıyla ‘kalınmalı’ oyu alabilirsiniz. Odalarda büyük sırt çantanızın da sığabileceği şekilde kilitli dolaplar var ve kilit sistemi size verilen özel kartlar ile işliyor, yani ayrıca bir kilit almasak da olurmuş burası için.

Hostele de yerleştikten sonra zaten çok bir vaktimiz kalmadı, o yüzden gezmeyi bir sonraki güne bıraktık. Ertesi gün güneşli ama bir öncekinden çok daha soğuk bir havada Kopenhag keşfimiz başladı.

KISA KISA…

■ Kopenhag’ta ulaşımı alacağınız 24 saatlik sınırsız kullanıma sahip biletler ile sağlayabilirsiniz. Çok karışık bir yer olmadığı için her yere rahatça ulaşım var. Tabi yine çokça yürümek de var, arada kaybolup, geçtiğimiz sokaklardan defalarca geçebilir miyiz, geçebiliriz.

■ Evlerin, sokakların genel olarak şehrin mimarisi harika! Evler çok güzeller. Sokaklar ise 3 katmanlı olarak tasarlanmış. Birbirinden farklı yüksekliklerde taşıt yolu, bisiklet yolu ve yaya yolu ayrı ayrı olarak var.

■ Bisiklet kullanımı o kadar fazla ki sabahın erken saatleri ya da gece hiç farketmiyor, yollarda sürekli bisikletlilere rastlamanız muhtemel ve bunlar her yaştan insanlar. Düzen harikası bir yer burası. Bir bisikletli yaya yolundan geçerken bisikletten inip bisikleti ile yaya olarak geçiyor ya da herhangi bir yöne dönecekse elini o yönde kaldırıp sinyalini veriyor. İnsanların birbirlerine saygıları var sanırım en güzel tanımı bu olacak. Tam yaşanmalık.

■ Şehrin en ünlü sembollerinden biri olan eğlence parkı Tivoli Bahçeleri‘ne girebilmek için yazın gitmek gerekiyor, kış aylarında maalesef ki kapalıymış.

■ Şehrin bir diğer sembolik öğelerinden biri de liman bölgesi Nyhavn. Burada kanal ve çevresinde de rengarenk evler yer alıyorlar ve en huzur verici yerlerin başında geliyor. O evler, hep orada mı bilmiyorum ama gittiğimizde rastladığımız şu sevimlilik abidesi minibüs… çok ayrı bir ruhu var burasının. Nyhavn görülmeliler arasında.

kopenhag1c

■ Küçük Deniz Kızı (The Little Mermaid). Merkezden biraz uzak olan Langelinie limanındaki bir taşın üzerinde bulunan küçük deniz kızı heykeli Kopenhag’ın simgesi durumunda. 1909 yılında, Carlsberg’in kurucusunun oğlu tarafından yaptırılan bu heykelin bu zamana kadar başına gelmeyen kalmamış. Üzerine boyalar mı dökülmemiş, kafası kesilip bazen teslim edilirken bazen kayıplara mı karışmamış… ne alıp veremediklerini anlayamamış olsam da her şeye rağmen yine de varlığını hala sürdürüyor mü sürdürüyor azizim, görmeden gelmeyelim.

■ Yanlış hatırlamıyorsam 12 buçuk gibi, Amalienborg Sarayı’nda askerlerin görev değişim töreni‘ni izlemiştik. Öğlen saat 12-13 aralarında saray bölgelerinde bulunmak isteyebilirsiniz.

Rastgele yollarda yürürken, Happy Wall isminde, açıp kapanabilir renkli kapakları olan bir duvarla karşılaştık. Bu duvara notlar bırakabiliyorsunuz, fazlasıyla orjinal bir projeydi.

Kopenhag manzarasına bir de tepeden bakmak istiyorsanız Christiansborg Sarayı‘nın kulesine ücretsiz olarak çıkabilirsiniz. Karşınızda 360° Kopenhag.

■ Avrupa’nın en uzun yaya alışveriş caddelerinden biri olan Strøget‘te alışveriş yapabilirsiniz. Özellikle buradaki LEGO mağazası bir harika. Danimarka merkezli bir oyuncak olan lego çeşitlerine bir de yerinde bakın, ya da legolar kullanılarak yapılmış yerel sembollere.

■ Sizi biriyle tanıştırmak istiyorum…

sandvic

…noktalarda durarak okumak önemli. Naz’ın o anda çok aç olduğumuz için bu kadar güzel geldiği iddialarına rağmen ben bu sandviçi hala unutamıyorum. O sıcacık çıtır ekmeği, içindekiler… enfesti. Umarım bu gece rüyamda görürüm. Öyle çok bilindik bir yerde yediğimizi de sanmıyorum, yine rastgele bulduğumuz dükkanlardan biriydi bizim için. Pizza Time‘a gidip önce kendiniz sonra da benim için bir Roastbeef Sandwich yiyin, yedirin.

■ Hazır yemek demişken… artık kahvaltıyı gitmeden stoklamak mı lazım ne yapmak lazım bilmiyorum ama diğer ülkelerde olduğu gibi burada da kahvaltı ciddi sorun. Bırakın bizim köy kahvaltılarını, tuzlu bir şey bulmak im-kan-sız. Hep tatlı çörek yemekten tatlıya küstük ki yine beni az etkiledi diğerlerine göre, düşünün ona rağmen. Neyse yine iyisiniz size bulabildiğimiz tek tuzlu çöreği bulabileceğiniz yeri söylüyorum, Holm’s Bager. Burada sanıyorum ki haşhaşlı bir şey vardı o çok güzeldi. Ayrıca yemek olarak da öyle çok yerel bir şey yoktu sanki o yüzden pizza, sandviç vs. yemeye hazırlıklı olun.

■ Paranızı asla ve asla… döviz bürosundan bozdurmayın. O kadar dikkat etmemize rağmen döviz bürosunda kazıklandığımızı saatler sonrasında arkadaşımın uyanmasıyla anladık. Etmeyin. Euro kabul eden bir dükkan bulun, ki çoğu ediyor ve ödemenizi euro ile yapıp para üstü olarak kron alarak ilerleyin. Hepsi gayet tatlı insanlar oluyor çalışanların paranızı sömürme gibi bir dertleri yok.

■ Buradan hatıra olarak birçok şey satın alabilirsiniz ama kendinize oradan bir de kartpostal göndermeyi de düşünebilirsiniz. O şehirden aklınızda kalanları da yazarsanız en güzel hatıralardan biri olacaktır eminim. Benimkiler kartpostal-posta kutumda baş köşeyi aldılar.

***

Kopenhag’tan aklımda kalanlar bunlardı. Yemek sorununu çözdüğüm an vakit kaybetmeden yerleşmeyi plana koyacağım türden bir şehir olarak veda ediyorum buraya. Daha fazla görüntü için hazırladığım videoyu izleyebilirsiniz. bi’ sonraki. Viyana!

  • yine harika fotoğraflarla dolu harika bir yazı! insana çok büyük gaz veriyorsun. 🙂