Hayallerimde Ben

Interrail Sırt Çantası Hazırlığı

Interrail seyahatine başlamadan önce artık son bir aşama kaldı ki en önemlisi bile olabilir. Çanta hazırlıkları! Bilinçli yapılmayan bu hazırlık kısmı seyahatinizi ciddi anlamda mahvedebilecek bir potansiyele sahipken özellikle. Kalınması planlanan gün sayısına göre ihtiyaçlar değişebilmekte elbette ama benim 11 gün için yanıma aldıklarımdan hareketle birkaç öneride bulunabilirim sanırım.


Interrail yazı serisinin ikincisinde Danimarka için yaptığım Schengen vizesi başvuru deneyimimi yazmıştım. Şimdi ise sırada gerekli gereksiz yanıma aldıklarımla sırt çantası hazırlıklarım.

önceki. Danimarka’dan Schengen Vizesi


SIRT ÇANTASI SEÇİMİ

Ben yanıma çanta olarak iki tane sırt çantası aldım. Tabi çekçekli bavul tercih edenler de olabiliyormuş ama Interrail denilince benim aklıma sırt çantasından başka bir seçenek gelmiyor nedense.

Neticede,

Sırt çantası özgürlüktür.

Ben bu tarz ihtiyaçlarımın hepsini Decathlon’dan hallettim. Ana sırt çantası olarak 40 lt. idealdi benim için o yüzden FORCLAZ 40 AIR modelini tercih ettim. Fazladan alacağınız her hacim yanınıza fazladan alacaklarınız ile gereksiz ağırlık olma potansiyeline sahip olduğu için çantayı en minimum ağırlıkta tutmak adına ne kadar az hacimli alırsanız o kadar iyi aslında. Diğer seçenekler 50, 60, 70 olarak gidiyor. Ben 11 gün için 40 lt. ile oldukça rahat ettiğimi söyleyebilirim.

Çanta tercihinizi yaparken çuval şeklinde doldurulabilenleri değil de baştan sona bir fermuarı bulunup çantanın en altındakine dahi rahatça ulaşabileceğiniz olanları tercih etmeniz kullanım açısından daha rahat olacaktır. Böylece çantayı yan yatırıp bavul şeklinde kullanabilirsiniz ve en alttaki bir şeyi almak için üstündeki her şeyi çıkarmanıza gerek kalmaz.

Bir diğer dikkat edilmesi gereken nokta ise çantanın sırt ve bel desteğinin iyi olması, hatta en önemlisi. Yeri gelecek sırtınızda saatlerce 10+ kg. taşıyacaksınız ve eğer çantanın sırt ve bel desteği yoksa tüm yük dengesiz bir şekilde omzunuz ile belinize baskı yapacak. Bunun çok daha kısa sürede yorulmanıza sebep olacağı gibi ileride sağlık sorunlarını da beraberinde getirebileceğini düşünürsek çanta tercihinde en azından orta seviye bir şeyler almaya çalışmak en iyisi olacaktır. Ben çantamdan seyahat boyunca çok memnun kaldım. Hem yağmurluğu da kendisiyle birlikte geldiği için ekstra olarak almaya gerek kalmadı hem de sırt ve bel desteği konusunda da oldukça iyiydi, tavsiye ederim.

İkinci çanta olarak genelde postacı çantalarından alınması önerilmiş ama ben her gezime götürdüğüm sarı çantamdan vazgeçemedim ve ikinci çanta tercihimi de sırt çantasından yana kullandım. İyi ki de kullanmışım. Diğer türlü omzum göçecekti muhtemelen çünkü küçük çanta da hatrı sayılır bir ağırlığa sahipti tüm seyahat boyunca. Gezerken büyük çantayı hostelde bırakıp küçük çanta ile devam ettiğimiz için zaten sırt çantası olması çok daha rahat oldu. Eğer ikisini birden taşıyacaksam da küçük olanı önden astım yine bir problem olmadı açıkçası birbirlerini dengeledikleri için. Sanırım ben ikinci çanta olarak da ufak sırt çantasını önereceğim.

***

NELER ALINASI?

Yanımıza alınması gerekenler hakkında gitmeden önce çokça yazı okudum ve gereksiz bir şey almamaya çalışmama rağmen o kadar gereksiz şeyler de götürmüşüm ki bazıları hiç kullanılmadan geri döndü, bazılarını yer yer çöpe attım oralarda kaldılar. “Ne kadar hafif çanta, o kadar rahat seyahat.” mottosuyla haraket etmek gerekiyor çantayı hazırlarken ki dediğim gibi buna rağmen bile gereksizlikler olmuyor değil. Normal bir seyahat için gerekli olanların yanı sıra en olmazsa olmazlarımdan bahsetmek istiyorum ben, önceliklere göre değişiklik gösterebilir tabi ki bunlar.

1. Asma kilit

Hemen hemen her hostelde çantanızı ya da değerli eşyalarınızı bırakabileceğiniz size özel dolaplar oluyor ve bizim kaldıklarımızın çoğunda onların verdiği özel kart ile kilit sistemi vardı fakat bazı hostellerde kendi kilitlerinizi kullanmanız gerekebiliyor. O yüzden yanınızda en azından bir tane orta boy bir asma kilit bulundurmanız her ihtimale karşı iyi olacaktır.

2. Taşınabilir şarj cihazı

Eğer çok fazla elektronik cihaz taşıyor olacaksanız seyahatiniz esnasında taşınabilir şarj cihazı sizin hayat kurtarıcınız olacaktır. Sokaktasınız ve harika bir anı kaydetmek üzeresiniz fakat o da ne zayıf şarj göstergesi! Ben iki fotoğraf makinesi ve telefon ile gittim. Sürekli video çekimi yaptığım makinem ve telefonum için gerçekten de hayat kurtarıcım oldu o yüzden iyi ki almışım dediğim şeylerin başında geliyor taşınabilir şarj cihazı.

Bunun için çoklu priz götürmek öneriliyor genel olarak böylece her gece hepsini şarj edebilme şansınız olabilir ki bunun bile garantisi yok fakat en iyi ihtimalle hepsini her gece tam olarak şarj etseniz bile gün uzun ve şarjın nerede biteceği hiç belli olmuyor. Üçlü priz de götürdüm ama götürmesem de olurmuş mesela bu gereksiz geliyor şu an bana. Priz bulduğum yerlerde sadece şarj cihazını şarj etmek sonrasında diğer cihazlarım için gayet yeterliydi. Tabi gücü yüksek bir cihaz tercih ederseniz ve cihazlarınız USB ile şarj edilebilir ise. Benimki TP-LINK’in 10400 mAh kapasiteli olanıydı ve en uygun fiyatlı olarak webdenal’da bulmuştum. Gayet memnun kaldım, öneririm.

3. İnce bel çantası

Bu çantanın kullanım amacı pasaport, para, Interrail bileti gibi kaybolmaması önemli olan şeylerin sürekli yanınızda bulunmasını sağlamak ki bunun bir de boyundan iple asılan versiyonları var. Boyundan asılanlarda ip bir süre sonra boynu kesebiliyormuş, bir de yara bereyle uğraşmamak adına bele takılan versiyonu daha çok öneriliyor ki bana da daha kullanışlı geldi kendileri.

Para kemeri olarak da geçen bu ince çantayı ben yine Decathlon’dan almıştım. Bunu belinize takıp kıyafetinizi de üstünüze giydikten sonra eşyalarınızı kaybolmaktan ya da çalınmaktan bir nebze olsun daha koruyabilirsiniz. Gerçi ben bir süre sonra çantanın kullanım amacından çok saptım. Seyahatin ilerleyen günlerinde pasaportum, kimliğim, kartlarım olsun her şeyi küçük sırt çantamda taşımaya başladım ve bir süre sonra bel çantasında hiçbir şey kalmadı fakat ben çantayı boş boş takmaya devam ettim. (O soğuklarda karnını üşütmekten koruduğunu düşünen kız bildirdi.)

4. Kişisel bakım ürünleri

Yanınıza alacağınız kişisel bakım ürünlerinin varsa seyahat boylarını tercih etmeniz yer açısından büyük yarar sağlayacaktır. Bu tarz seyahat ürünlerini ise çoğu kozmetik markette bulabilirsiniz.

gibi gibi… bu kısımda kişisel ve mevsimsel değişiklikler yapılabilir. Bir de bu ufak ürünleri yine ufak kilitli bir çantada taşırsanız daha derli toplu dururlar.

5. Duş eşyaları

Kurulanma bezi ya da havluları olarak kolay kuruyan ürünleri tercih etmeniz daha rahat olacaktır çünkü bunları büyük ihtimalle ranzaların tepesinde kurutmaya çalışacaksınız ve ağır havlu tarzı ürünler sabahında ıslak kalmış olarak size zor anlar yaşatabilir.

6. Yastık kılıfı ve ince polar battaniye

Daha önce hiç hostelde kalmadığımdan temizlik konusunda nasıl bir ortam ile karşılaşacağımdan emin olamadığım için ben çarşaf, nevresim ve yastık kılıfı olarak tam takım gittim ama hostel seçimi iyi bir şekilde yapıldığı sürece sadece yastık kılıfı da yeterli olurmuş mesela. Kaldığımız hosteller genel olarak çok temizdiler açıkçası hiç kullanmasam bile olurdu ama o kadar hamallığını yaptım deyip son güne kadar nevresimi dahi üşenmeyip kullandım. Gelmeden önceki gün de hepsini attım.

7. Temizlik ürünleri

Benim yine biraz abartmış olabileceğim kısımlardan biri, tek ıslak mendil yeterli ikinci ve üçüncüsüne gerek yok. Biterse de oradan alırsınız mesela gibi.

8. Ağrı kesici ilaçlar, vitamin, ilk yardım ürünleri vs…

Gönül ister ki kimse hastalıklarla uğraşmasın yaban ellerde ama en ufak bir soğuk algınlığının bile insanı tepetaklak edebileceğini düşünürsek, temel birkaç ilacı yanımızda bulundurmanın bir zararı olmayacaktır.

gibi gibi… sürekli kullanılan ilaçlar varsa onlar mesela, daha çoğaltılabilir ama temel olarak bunlar yeterli olacaktır diye düşünmekteyim.

9. Seyahat uyku seti

Bazen gece treniyle seyahat etmeniz gerekebileceği gibi normal zamanlarda da trende ya da otobüste uyumanız gerekebiliyor ki bu durumlarda seyahat uyku seti olmazsa olmazlardan. Set dediğime bakmayın gerçi bir şişme boyun yastığı gayet yeterli aslında ama eğer ışık varken uyuyamıyorsanız göz bandı da işe yarayabilir, ben bir kere falan kullandım. Kulak tıkacı ise çok ekstrem gürültülü durumlar için belki bulundurulabilir, hiç kullanmadım. Bu maddede ise en olmazsa olmaz, yer tasarrufu da sağlamak adına alınası şişme boyun yastığı diyebilirim.

10. Şemsiye

Yanımda götürüp de kullanmadan geri getirdiklerim arasında pişman olmadığım tek şey şemsiye oldu sanırım. İnşallah seyahatiniz esnasında bir de yağmur, çamurla uğraşmak zorunda kalmazsınız ama her ihtimale karşı hafif bir şemsiyeyi çantanızda bulundurmakta fayda var ve bu hangi mevsim olursa olsun geçerli açıkçası. Hele bir de kış ise mutlaka dememe gerek yok herhalde.

Ayrıca yeri gelmişken, sırt çantanız için de yağmurluk olayını pas geçmeyin. Şiddetli bir yağmura yakalanma ihtimaline karşı zaten şart ama yağmur yağmasa bile oldukça işinize yarayabilir. Mesela benim zaman zaman çantaya sığmayan eşyalarım oldu ki bu durumlarda yağmurluğu takıp çanta ile yağmurluk arasına tıkıştırdım hepsini öyle gezdim.

11. Not defteri

Tüm maceranızı, yaşadıklarınızı not edin, unutmaam ben dersiniz, unutursunuz. Hatta resminizin çok iyi olmasına dahi gerek yok, bir şeyler de çiziktirebilirseniz en harikası olur.

12. Kıyafetler ve ayakkabı

Bu kısım herkesin tarzına, isteğine, yük kapasitesine kalmış bir şey o yüzden işte şundan şu kadar alınmalı gibi bir genelleme yapmak amacında değilim. Kısa kısa birkaç not diyelim.

■ Eğer kış aylarında gidiyorsanız mutlaka ama mutlaka şu termal kıyafetlerden, bildiğimiz içlik, alınız efendim. Sorgulamayın alın, hem üst hem alt olsun.

■ Kıyafetlerinizi çantanıza yerleştirirken rulo şeklinde yapıp yerleştirmek yer tasarrufu sağlayacaktır.

■ Oduncu gömleklerinin çantada kırışma gibi bir problemi olmadığı için adeta bir gezgin dostu olduğunu söyleyebilirim. Gerçi normalde de oduncu gömleği kalp ben olduğu için ne kadar tarafsız yazdım bu maddeyi şu an bilmiyorum, evet sonraki.

■ Pantolon olarak ağır kotlar tercih etmeyin. Kış için ince kadifelerden düşünebilirsiniz.

■ İç çamaşırı için, yukarıda bir yerlerde bahsettiğim üzere Watsons’ta kullan-at iç çamaşırına rastlayınca temizlik açısından çok kullanışlı gelip almıştım ve öyle de oldu.

■ Şapka, atkı, eldiven üçlüsüne merhaba. Muhtemelen birer tane yeterli olacaktır hepsinden, ben şapka manyağıyım bakmayın siz bana. Boyunluk ise tüm övgüleri diğer üçlüye kaptıran gizli kahramanımız. Alın bağrınıza basın, o soğuğu ağzınızdan, burnunuzdan yemeyin yeter ki.

■ Mont olarak hafif, kuş tüyünden olanları tercih edebilirsiniz böylece hem hareketlerinizi çok fazla kısıtlamamış hem de ısı yalıtımını da sağlamış olursunuz. Ayrıca ekstradan polar hırkalar da bir kış seyahatinin vazgeçilmezleri arasında.

■ Ayakkabı olarak ise su geçirmeyen kısa botlar oldukça kullanışlılar. Uzun botlar da tercih edilebilir ama kısa olması daha rahat yürümeyi sağlıyor gibi geldi bana bilemiyorum.

■ Çoraplar da ayakkabı kadar önemli, çok fazlaca yürüyeceksiniz çünkü çoook fazla. Şu yumuşacık uzun çoraplardan olursalar tadından yenmez. Bir de miktarları da çokça olsun.

■ Geceleri yorgunluktan nasıl uyuduğunuzu bilemeyeceksiniz muhtemelen ama (geceleri uyuyamamaktan şikayetçi ben kafamı yastığa koyar koymaz gittim her gece öyle söyleyeyim) bir pijama da alırsanız yanınıza rahat rahat yatarsınız.

***

SON KONTROLLER

■ Tüm hazırlıkları yaptınız ve hepsini şöyle bir gözden geçirip çantaya yerleştireceksiniz. Bu noktada internette çokça gördüğüm bir söz var ki, evet muhtemelen aldıklarınız arasına oldukça gereksiz olanlar da karıştı. İkinci, hatta üçüncü bir eleme oldukça yararlı olacaktır.

■ Seyahat boy saç kurutma makinesi olsa da olur, olmasa da olur bir eşya olacaktır mesela, yine iyi hostel seçimine bağlı olarak, çünkü hostellerde saç kurutma makinesi var çoğunlukla.

■ Kitap da alabilirsiniz ama okumak için seyahat esnasında mobil cihazları tercih etmek daha mantıklıymış sanki. Yine de ince bir kitap götürdüğüm için pişman değilim.

■ Elektronik cihazlarınızı alırken şarjlarını da yanınıza aldığınızdan emin olun, unutmayın. Fotoğraf makineniz için yeterli hafıza kartlarını da aynı şekilde.

■ Bizim hayat kurtarıcımız olan birkaç uygulama var ki onları da gitmeden indirirseniz fazlasıyla işinize yarayacaktır eminim. Railplanner zaten şart tren saatlerini kontrol edebilmek için. Onun dışında, gitmek istediğiniz yerleri pinleyip çevrimdışı olarak dahi haritada görebileceğiniz Triposo ve CityMaps2Go olmazsa olmaz uygulamalarımızın başında geliyor. Bu uygulamalar internetiniz olmasa bile sizin konumunuzu bulabiliyor ve harita olarak daha işlevsel bir kullanıma sahipler.

■ Uçak ve ilk gün için yanınıza birkaç atıştırmalık da, özellikle tuzlu, almayı düşünebilirsiniz, ilk başta olaya adapte olana kadar aç kalmayın oralarda.

■ Müzik dinlemeden yapamayanlardansanız kulaklık, kulaklık, KULAKLIK.

■ En önemlisini en sona bırakıyorum ki arada kaynamasın. Her şeyden önemlisi Interrail biletinizi, pasaportunuzu ve paranızı yanınıza aldığınızdan emin olun, gerisi bir şekilde hallolur. Bunların fotokopilerini de yanınızda bulundurmanız, hatta taratıp mailinize de atmanız çalınma, kaybolma durumları için oldukça işinize yarayabilir.

İyi yolculuklar! Harika anılarla geri dönmeye bakın siz sadece. Böylece ben de hazırlık yazılarını bitirmiş oldum, artık yolculuk benim için bir kez daha başlıyor, sırada günlük yazıları var.

yolculuk başladı. Kopenhag!