Manastır Tepe ve Geriye Kalanlar

İstanbul’a dönmeden önceki gün Hamit dayımlara gitmek üzere Çayırdere‘ye doğru yola çıktık. Bayramdere’den yaklaşık yarım saat uzaklıkta olan, eski zamanlara ait kalıntılarıyla da adeta tarih kokan bir köy Çayırdere. Bu sefer, Bizans’tan kaldığı düşünülen kalıntıları ve olağanüstü manzarası bulunan Manastır Tepe’ye gidiyoruz.

cayirdere2

cayirdere4

Processed with VSCOcam with m3 preset

Manastır Tepe’ye bu benim ikinci gelişimdi, öncesinde ben küçükken bir kez daha geldiğimi hatırlıyorum. Hatta dayım eski bir ok ucu bulmuştu ve bana hediye etmişti, ama ben onu nasıl kaybettiysem şu an nerede bilemiyorum. Küçükken çok da hatıra tutkunu değilmişim sanırım, şu an olsa hatıra kutumdaki yerini çoktan almıştı.

Burada çok fazla kazılar yapılıyormuş defineciler tarafından, gittiğiniz zaman burada eskiden bir yaşam varmış gerçekten de hissine kapılmadan edemiyorsunuz. Her şey bir yana, ben bu tepenin manzarasına bayılıyorum. Benim işte yaşıyorum anlarımdan biri de budur, uzaklara bakarak sonsuzluğu hissedebilmek.

Birkaç saat sonra Bayramdere’ye dönmek üzere dayımlardan ayrılıyoruz. Ertesi günün sabahında İstanbul’a döneceğimiz için ufak bir mangal gecesi hazırlıyor Ahmet dayım bize.

mangal

hayallerimdeben

Blogumun minnak destekçisi kardeşim yine iş başında gibi görünüyor. Tavuklar ise, bir parçası yenmiş olarak, pek tabi ağaç dalından yapılma bir çöp şişte oldukça mutlular.

mangal2

Ertesi sabah erkenden yola çıkmak üzere uyandık ve kahvaltımızı yaptıktan sonra bir bayram daha böyle geçti düşünceleriyle herkesle vedalaştık. Bu arada ben de stajımdan iki gün izin aldım ve oldukça uzun bir tatil oldu benim için de, güzel de oldu.

SAMSUNG CAMERA PICTURES

Bu fotoğraf, aslında resim, köydeki evde yıllardır asılı, dedem ile anneannemin çizilmiş bir resimleri. Benim en sevdiğim resimlerden biri ki ayrılmadan önce mutlaka uzun uzun bakarım her gidişimde. Anneannem ile hala vakit geçirebiliyor olsak da dedemi hiç tanımadım, yıllar önce vefat etmiş ama birini hiç tanımadan sevebilir misiniz’in en büyük örneği benim için, her daim kalbimizde.

SAMSUNG CAMERA PICTURES

Kırklareli yazı serisi burada hemen hemen sona erdi, yaklaşık 2 saatlik bir yolculuktan sonra yine İstanbul’dayız. Bu seriyi özellikle Kırklarelili tanıdıklarım için kişisel facebook hesabımdan da paylaştım ama bundan sonrakileri blogun kendi sayfasında paylaşmaya devam edeceğim. Buradan takip edebilirsiniz isterseniz, Hayallerimde Ben / Facebook.

Bir sonraki yaz görüşmek üzere, Kırklareli… bir dahaki sefere yine dağ, bağ, çayırlardayım.