Nasıl Youtuber Olunur, Neden Olmalısınız?

Öncelikle, Youtube kanallarına belli temalarda, düzenli bir şekilde videolar yükleyen kişilere Youtuber denmekte. Sanırım son iki aydır ben de bu yolda ilerlemeye başlayınca, bana bu konuda mailler gelmeye başladı ve ben de bir yazı hazırlamak istedim.

Eğer işin hikayesini atlayıp bir an önce ekipman, düzenleme gibi teknik kısımlarına geçmek isterseniz; Youtube’da İçerik Oluşturmak, 201

Onun dışında işin hikaye boyutunu da merak ediyor, nereden başlanır, nasıl yapılır bilmiyorsanız… merak etmeyin, tamamen baştan başlıyoruz, ilk dersimiz… 101.

1. Hedefinizi belirleyin

‘Youtube’da nasıl popüler olurum?’ tarzında bir soruya cevap aramaktan daha çok, benim bu konudaki düşüncem popülerlik kaygısı olmadan bu işe başlamanız yönünde olacak ki belirlemeniz gereken nokta da bu. Bu işi popüler olmak için mi yapmak istiyorsunuz, yoksa kendiniz ve herhangi bir kaygınız olmadan diğerleri için mi?

2. Kanalınızın temasına karar verin

Kanalınızı mutlaka ama mutlaka bir tema üzerine kurun, bir ordan bir burdan aldığınız videolar olmasın.

  • Eğer ‘benim videolarım bir an önce çok izlenenler arasında olsun’ diyorsanız, en çok izlenen Türk Youtuber’lar arasında 3 popüler temanın öne çıktığını söyleyebilirim. Makyaj-moda, bilgisayar oyunu oynama ve teknolojik ürün tanıtımları. Bu üçünden herhangi birine ilginiz varsa yaşamış olabilirsiniz. Yoksa da ilgilenmek için vaktiniz vardır umarım.
  • Ha yok, her şey zamanla diyorsanız ve popüler temalar da ilgi alanınıza girmiyorsa, ne siz onlarla ilgilenmeye çalışarak kendinizi yorun, ne de sonunda mutsuz olan siz olun. Burada kendinize sormanız gereken tek bir soru var, ‘beni en çok mutlu eden şey ne?’. Ki oldukça basit bir cevabı var bu sorunun. Yapmaktan hoşlandığınız ve bunu tüm Youtube ile paylaşmaktan mutluluk duyacağınız şeyi düşünün… örgü örmeyi seviyor olabilirsiniz, ya da seyahat etmeden duramayanlardansınızdır, belki de çok güzel yemek yapıyorsunuzdur kim bilir, sakın bu kimsenin ilgisini çekmez diye düşünmeyin, unutmayın bunu başta kendiniz için yapacaksınız ve siz neyi seviyorsanız sizi mutlu edecek ve devamlılığı sağlayabileceğiniz tema odur. Bu aklınıza gelecek herhangi bir şey olabilir, farklı düşünmeye çalışın.

eski

Baktınız iki kategoriden de bir şey çıkmadı sizin için, hiçbir şey de aklınıza gelmiyor ama yine de bir kanalınız olmasını, bir şeyler üretip paylaşmayı çok istiyorsunuz. Bu noktada tema önemini yitiriyor, önemli olan ‘ne paylaşırsanız paylaşın sizin eseriniz olsun’ kısmına geliyoruz. İnternette her yerde dolaşan videoları indirip, yükleyerek bir kanal oluşturmak sizi Youtuber yapmayacaktır.

En basiti, X’in Dünyası tadında bir kanal oluşturursunuz, atla deve değil. Canınız o gün makyaj videosu mu paylaşmak istedi, paylaşın, ama sizin yaptığınız bir şey olsun. Belki de o gün videolu yemek tarifi havasındasınızdır, onu paylaşırsınız, ama yemeği yapan ya da videoya alan siz olun. Örgü modelleriniz tüm komşuların dilinde mi, aman efendim paylaşın gitsin, ama sizden bir parçanızı da bırakın videoda.

Siz, siz, siz. Kilit nokta bu. İnsanlar o videolarda sizi bulmalı. Ne paylaşırsanız paylaşın, özgün ve farklı olun. Sizi izleyenlerin ve emin olun kendinizin bile sizden en büyük beklentisi bu olacaktır.

Bu kadar konuştun, konuştun senin teman ne diye bir soru gelirse gayet yerinde olur sanırım. Benim temam ehm… “İleride gülümseyerek hatırlayabileceğim anılarımı ölümsüzleştirme ve sevdiklerimle paylaşma şeysi.” ama öyle yani, kendinize sınırlar koymayın.

3. Kanalınıza bir isim bulun

Geldik en zor aşamaya… gerçekten tüm bu yazdıklarım ve sonrasında yazacaklarım arasında en zor olan madde bu bence, aksini düşünen unf. + spam. Gitmeyin bir yere, şaka, lütfen. Ama öyle değil mi sizce de? Sadece bu da değil, herhangi bir şeye başladınız diyelim ve bir isme ihtiyacınız var, yok isterseniz saatlerce düşünün içinize sinen bir şeyler bulamazsınız. O isim hep hiç olmayacak yer ve zamanda gelir aklınıza. Ben şanslıydım ki Youtube olayına başlamadan önce, bu aşamayı bir buçuk sene öncesinde blog için yaşamıştım ve direkt aynı ismi kullandım… hayallerimde ben. Bu isim de aklıma bir filmi izledikten sonra gelmişti… the bucket list. Bu isim bulma sürecinin ne kadar süreceği sizin ilham perilerinize bağlı. Eğer farklı isim konusunda bir sonuç alamıyorsanız, sadece isim ve soyisminizi dahi kullanabilirsiniz.

youtube

4. Youtube’da kanalınızı oluşturun

Gmail hesabı olan birinin yapmakta zorlanmayacağı son adım ve hatta eminim ki birçok kişinin oluşturduklarından habersiz dahi olabilecekleri bir Youtube kanalı zaten var. O yüzden bu kısımda teknik bilgiler olaylarına girmekten tam şu anda vazgeçtim, yani yazıyı daha da boğmayacağım işte şuraya tıkla, şunu yaz onu yap bilmemneler ile, zaten asıl olay da eminim ki bu değil yoksa dediğim gibi hemen hemen herkesin bir kanalı zaten mevcut bile. Önemli olan içerik oluşturma kısmında ya da bir türlü başlayacak motivasyonu bulamama konusunda olmalı ki bu da bir sonraki yazının temelini oluşturuyor. Youtube’da bir kanalınız hali hazırda yoksa Youtube’un kendi yardım sayfasını ya da öneri olarak sunabileceğim bir şeyler araştırırken karşıma çıkan bu videoyu izleyebilirsiniz, ayrıca temel ayarlar ve sayfanın genel tasarımı hakkında da bilgi verilmiş, oldukça yararlı olacaktır.

***

Doğrusunu söylemek gerekirse şu ana kadar olan her şey işin sadece hikayesiydi, çünkü gerçekten kafasına koymuş birinin başka birine ihtiyacı olduğunu sanmıyorum, o ne olursa olsun bir şekilde başlamış ya da başlayacaktır zaten. Ben bu noktada gerçekten isteyip ama bu isteklerini gerçekleştirmeyi erteledikçe erteleyenler için kendimce bir soru sorup, kendimce de cevabını vermeye çalışacağım.

Neden bir an önce bir Youtube kanalı başlatmalı ve o ilk videoyu bir şekilde yüklemelisiniz?

Geçmişe en harika dönüş

■ Kendi video formatıma göre cevap vereceğim. Bir an önce Youtube kanalı başlatmalısınız ve kendi hayatınızdan bir şeyler katmalısınız videolarınıza, çünkü bir gün gelecek ve geçmişinize dönmek isteyeceksiniz, şimdiye kadar hayatımla kayda değer neler yaptım diye düşüneceksiniz, belki bir sene sonra, belki seneler seneler sonrasında, ama mutlaka böyle bir dönem, hatta dönemler olacak. En basiti, yılbaşı yaklaşıyor ve göreceksiniz ki tüm bloglarda hemen hemen istisnasıza yakın, yazılarda ortak bir tema olacak her sene olduğu gibi… 2014, bir sene nasıl geçti? İşte bu geçmişe dönüş dönemi geldiğinde eğer bir Youtube kanalınız varsa ve aktif olarak kullanmışsanız, bu kararı vermiş olduğunuz güne geri dönecek ve kendinize, evet evet bir başkasına değil kendinize teşekkür edeceksiniz, eğer yoksa, bir önceki gün yediği yemeği unutan homosapienler olarak elimizde sadece hayal meyal yaşanmışlıklar kalacak.

Bir anı tekrar tekrar yaşayabilme hissi

■ Bloglar da öyleler mesela. Ben Blogger’daki blogumu hala silmedim ve arada aklıma geldikçe döner bakar, eski yazılarımdan okurum. Bu hayat karmaşasında aklıma belki de bir daha gelmeyecek dahi olan yazılarımı okudukça, ‘aaa ben ne ara bunu yapmış, ne ara buraya gitmişim’ dediğim o kadar çok oluyor ki. Bu işin yazı ve fotoğraf boyutu. Bir de bunun videolu, neredeyse canlı canlı olan halini düşünsenize! Bu kadar çok konuştuğuma bakmayın, benim kanalımda da henüz 4 video var sadece ve iki ay gibi bir süre oldu başlatalı ama deneyimlemediğim hiçbir şeyden bahsetmiyorum, düşünün bu kadar kısa sürede, bu kadar şiddetle önerdiğim bir durumla karşılaştım. Yine bir örnek vereceğim. Blogu takip ediyorsanız yaklaşık bir ay önce, arkadaşım Deniz ile birlikte yamaç paraşütü yapmaya gitmiştik ve o günden bir video hazırlamıştım ben, bu da kanalımın ikinci videosu olmuştu. Bir ay sonunda o video olmasaydı şöyle bir modda olurdum muhtemelen, ‘evet yamaç paraşütü yaptım, harikaydı.’ ve inanın bir süre geçtikten sonra o anın heyecanı yok olup gidiyor sanki. Videoyu izledikten sonra ise Deniz ile ikimiz de aynen şöyle oluyoruz her seferinde, ‘inanamıyoruuuummmmm, biz bunu gerçekten yaptık mııı, aasfhjh HARİKAYIZ!’ Böylece o günü ayrıntılarına kadar tekrar yaşıyorsunuz, inanın yaşıyorsunuz.

vintage-cam

Sanılanın aksine anı daha da dolu dolu yaşamak

■ Hayır, ben anı yaşamayı tercih ediyorumculardan mısınız? Bu sizin için. Video çekmek öyle çok büyük bir zahmet değil ve sizi o anı yaşamaktan da alıkoymuyor açıkçası ki hatta video çekimi yaparken, normalde dikkatinizi çekmeyecek en ufak ayrıntılara dahi odaklanıyorsunuz ve o anı daha da dolu dolu yaşıyorsunuz. Zaman alıcı kısım video düzenleme kısmı ki o da zaten her şey bittikten sonra, ne zaman boş vaktiniz olursa yapacağınız işlemler arasında.

Motivasyon

■ Olay Youtube da değil aslında bir noktada. Bu tarz videolar hazırladıktan sonra paylaşmak zorunda da değilsiniz. Sadece kendiniz izlemek isteyebilirsiniz, tanıdıklarınıza izletmek isterseniz izletirsiniz, harddiskinizde kendine güzel bir yer edinirler. Yeter ki bu tarz bir şey yapın, tüm içtenliğimle bir kez daha söylüyorum, sonradan gerçekten iyi ki yapmışım diyeceksiniz. Fakat Youtube’da bir kanalınızın olması ve bunları paylaşmanız size ayrı bir motivasyon sağlıyor. Hiç tahmin etmediğiniz bir şekilde, birileri için ilham kaynağı olabiliyorsunuz ki bu dünyadaki en güzel şeylerden biri bence, sonrasında size harika mailler gelebiliyor ve böylece sizin devam ettikçe edesiniz geliyor. Tek başınıza devamlılığı sağlamak hem güç, hem de sıkıcı olabilir ki buna ne zaman izlemek isterseniz ya da birine izletmek, Youtube üzerinden her yerden ulaşabilir olmasını da eklersek, adeta bir yeme de yanında yat durumu ortaya çıkıyor.

İlk video = tüm sonrakiler

“Bir işe başlamak, bitirmenin yarısıdır.” boşuna dememişler, çünkü burada da bir benzeri geçerli. Yapacağınız işin sonu yok, size bağlı, ama ilk videonun tadını aldığınızda devam etmek istemeniz oldukça muhtemel. Eğer birazcık olsun istekliyseniz, bahaneleri ve bir şeyleri sürekli ertelemeyi bırakın, o ilk adımı atın ve hayatınızın bu yepyeni macerasına merhaba deyin.

***

Eğer şu ana kadar ilginizi çekemediysem, Youtuberlık olayının yurtdışında oldukça popüler bir format olduğunu ve hatta yaptıkları videolardan para dahi kazananların olduğunu söylemeliyim belki de. Uzun zamandır yabancı Youtuber’ları takip eden biriyim ve açıkçası gerçekten çok yaratıcı işler çıkaranlar var, sürekli takip ettikleriminin sayısı da bir hayli fazlaca hatta. Fakat nedense ülkemizde bu olay, uzun bir mazisi olmasına rağmen henüz tam yaygınlaşmış durumda değil, ya da dediğim gibi tema çeşitliliği ilk paragraflardan birinde yazdığım 3’lü ile sınırlı. Böyle olmamalı. (Bunu yazmamın üzerinden geçen yaklaşık 2 sene sonunda, artık yavaş yavaş Türkiye’de de oldukça yaygınlaşmış durumda.)

youtube3

Potansiyel ve istek var, bunu gelen maillerden, yapılan yorumlardan görebiliyorum, ama o toplu hareketi bir türlü başlatamadık şimdiye kadar. Bunun en büyük nedenlerinden biri de sanıyorum ki insanların kimliklerini açık etmelerinden çekinmeleri. Mesela bloglardan bir örnek vereceğim. Yabancı bloggerların çoğunluğu kimliklerini gizlemeden yazıyorlar, en azından benim rastladıklarım ve takip ettiklerim. Bizdeki bu oran biraz daha düşük, daha çok anonim olarak yazmak tercih ediliyor, çünkü insanlar çevrelerine tanınmaktan çekinebiliyorlar. Eğer yanlış düşünüyorsam lütfen düzeltin, benim gözlemlerin bu yönde sadece. Çevreye tanınma kaygısıyla, bunu lütfen anonimliğin arkasına gizlemeyelim daha fazla, eserlerinizle gurur duymalısınız, bırakın sizi tanıyalım ve biz okuyucular, izleyiciler olarak daha da çok gurur duyalım sizinle. İşte yabancıların bakış açısı ile bizimkinin arasındaki en büyük farklardan biri de bu.

Biliyorum asıl tıkanılan noktalardan biri de içerik oluşturma kısmında ama onu sonraki yazıya bıraktım, bu yazı biraz daha motivasyon yazısı oldu. Bir sonraki yazıda profesyonel ekipmanlar olmadan da nasıl içerik oluşturulabileceği konusunda bir şeyler çiziktirmeyi planlıyorum. Bu süre içerisinde bir sorunuz olursa bana sosyal medya hesaplarımın herhangi birinden ulaşabilirsiniz.

Beni Youtube’da youtube.com/hayallerimdeben adresinden takip edebilirsiniz. Ayrıca eğer hali hazırda bir kanalınız var, ya da açma planlarınız varsa, bu yazıda yorum olarak kanal adresinizi paylaşabilirsiniz, böylece size ve videolarınıza ulaşabiliriz.

Bir sonraki yazıda görüşmek dileğiyle, sevgiler…

sonraki. Youtube’da İçerik Oluşturmak, 201